ilk anneler günü yazısı

Başlık nasıl ama 🙂

Aslına bakarsanız hala inanabilmiş değilim anne olduğuma:) Anne olmanın tamamen nasip kısmet ve takdir işi olduğu kanaatindeyim. Zeynep’e ve yaşadıklarıma baktıkça bunu daha iyi anlıyorum. Ettiğim şükürleri kendim bile azımsıyorum bu yüzden. Çok tatlı, çok kıymetli, şaka gibi bir nimet bu:) Elhamdülillah.. İlk zamanlar seni içime geri sokarım diye seviyordum:P Normal doğum yapan bir arkadaşım yok ben öyle demem çıkarması çok zor demişti ahah:)) Ben sezeryan olduğum için onu anlamıyordum tabiki:P

Allah’tan duam isteyen, arzu eden, hatta bunun için çok uğraşan herkese nasip olsun inşallah anne olmak. Zeynep hayatıma, hayatımıza iyi ki gelmiş…Ben kendi adıma hissettiklerim hep güçlü olmam gerektiği, onun canı acıdığında (öksürdüğü gün depresyona girdim:)) iki katı canımın acıması, hep bir kaygı hali ve koruma içgüdüsü. Tipik türk anası anlayacağınız.

Bir de anneliğim Zeynep doğduğu günden bugüne nasıl geçmiş ve geçiyor ekleyeyim..

Kızım Zeynep;

1.ay : Doğdun ve 21 gün kuvezde kaldın. Çok zor günlerdi. Ameliyatlıydım, nal gibi dikişlerim vardı, hava çok soğuktu, seni bize gösterdikleri gün ve dakikalar(haftada 2 gün ve 3-4 dakika) yetmiyordu ve neler olup bittiğini anlayamıyordum, telefonla bilgi alamıyorduk, hastane kanguru bakımını destekleyen bir hastane değildi, lohusaydım, ev kalabalıktı, yatak odasından çıkmıyordum. Moralsizdim. Senin gelişebilmen için sana süt gönderebilmem lazımdı sana süt gönderebilmek için de iyi beslenmem ve moralimi yüksek tutmam gerekiyordu. Bunu bana sürekli söylüyorlardı. İtinayla sütümü sağdım sürekli. Ne olması gerekiyorsa onu yaptım yapmaya çalıştım. Seni gördükçe sana nasıl bakacağımı ve nasıl dokunacağımı düşünüyordum. O kadar miniktin. Okudum. Prematüre bebek bakımları, lohusalık vs. önüme ne gelirse yatak odamda hem iyileşmeye hem okumaya çalıştım. Ağladım çok ama geçti (yazarken de o günlere dönülüyormuş ağlamasam iyiydi) Önce seni emzirmem için beni çağırdılar. Çılgına döndüm sevinçten:) İlk kez sana dokunacaktım 🙂 Gittim. Seni kucağıma verdiler emzirmem için. Elim ayağıma dolaştı 🙂 Çok acemiydim. Hemşiren bana gülüyordu:) Sevdim, kokladım tabi ki doyamadım:) Ertesi gün tekrar çağırdılar, sonra tekrar.. ve sonra kavuşma anı:)  Elhamdülillah evimize geldin. Evde bayram havası esti. Üzerini değiştirmeye korkuyordum. Çok ağlıyordun. İlk banyonu yaptırmadan önceki kaygımı unutmuyorum. 5 dakika bile sürmemişti ve sonucu görünce rahatlamıştım. Kolaymış meğer. Banyo suyuna süt katıyoruz(kleopatra banyosu:)) bu cildini yumuşak yapıyor. Banyo sonrası da tüm vücuduna zeytinyağı sürüyoruz. Besliyormuş büyüyormuşsun böylece:)

2.ay Başbaşa kalmıştık. Anneliği öğreniyordum senden. Güzeldi. Genellikle beşiğinde yatmıyordun uyuyordun ama beşiğe yatırır yatırmaz ağlıyordun:) Erken doğduğun için bedensel temasa çok ihtiyaç duyduğunu öğrendiğim için seni hiç de bırakmıyordum. Tüm kucağa alışır söylemlerine rağmen. Genelde emerken uyuyakalıyordun. Ben de küçücüktün ama seni yanımda yatırmaktan çekinmedim. Ezersin diye korkuttular. Ben nasıl uyursam aynı şekilde kalıp gibi uyandığımı farkettim. Allah da yardım etti. O yüzden uykusuz gecelermiş vs. o kadar olmadı. Gündüzleri de yine koynumda uyuyordun. Ev işlerini boşvermiştim sen önceliğimdin. Ama bana hep bir yemek yapma payı bırakıyordun akıllı kızım benim 🙂

3.ay İyice alıştık birbirimize. Artık ilk aldığımız tulumlara sığmaz oldun. İyi gelmiyorlar sana. Kol bileklerinde boğumlar oluştu:) Ana kucağını çok sevdin. İyi ki sevdin zira artık oturtmuyordun bizi. Belimiz ağrıyordu. Sürekli kucağımızda hadi tamam kucaktasın bir de ayaktayız:) Oturunca başlıyordun ağlamaya:) Anakucağı candır:P Popondaki morluğun ne olduğunu bilmiyorduk iğne izi falan sandığımız için geçer diyorduk geçmeyince doktora sorduk. Meğer doğum lekesiymiş. Mongol lekesi denirmiş. İlk kez duymuştum.4-5 yaşına kadar geçmez dedi dr. Çok da değil zaten ama öğrendiğimiz iyi oldu. Aşıların tam gaz devam. Bir de sağlık bakanlığı kapsamında olmayan rota virüs aşısı yaptırdık. Baban özellikle bu aşıyı yaptırmak istedi çünkü bu hastalığı kendisi 6 aylıkken 60 gün hastanede kalarak atlatmak zorunda kalmış. Kızı bunları yaşamasın istedi 🙂  Bebek mevlidini yapmak için babaanneye gittik Bursa’ya. İlk şehirlerarası yolculuğunu sevdin. Feribotun titreşimi hoşuna gitti. Bebek mevlidinde oldukça keyifliydi. Kalabalığı sevmedin huysuzlandın ama Allah kabul etsin iyi oldu. Oradan anneannene geçtik ilk kez dedenle tanıştın:) İlk kez otobüse bindin:) İlk kez tırnaklarını kestim:) ve ilk kez öksürük/soğuk algınlığı oldun 🙁 neyseki 2.5 hafta sürdü ve 1 haftalık şurup kullanma sonucu geçti.

4.ay ağzından köpükçükler çıkartıyorsun:) ve iki elini birbirine kavuşturup yumruk yapıyor ağzına götürüyorsun çok komik oluyor:) elini emmek hoşuna gidiyor şapır şupur sesler çıkarıyorsun:) diş çıkarımı öncesi diş etleri büyüyormuş bu ay. Öğrenmeye devam:) Ellerin bir güzel büyüdü, saçların uzuyor:) maşallah 🙂 Beni tanıyorsun, takip ediyorsun, Zeynep! diye seslendiğimde dönüp bakıyorsun, kollarından tuttuğumuzda başını kaldırıp kalkmaya çalışıyorsun. Konuşuyoruz ben sana neler yaptığımı anlatıp duruyorum sen de bana gülüyorsun gülücükler saçıyorsun sesler çıkartıyorsun. Bayılıyorum 🙂 istifa ettim sana kendim bakmak, seni bir süre de olsa kendim büyütebilmek için işten ayrıldım. Çok da seviniyorum. Allah’ımın böyle kararlaştırmış olmasından yana çok şükrediyorum. Elhamdülillah. Ev hayatı sıkıcı geliyor. Her şeyi sürekli temizleyesim yıkayasım geliyor. (çalışırken meğer her şey yarımmış olduğu kadarmış ama evdeyken öyle olmuyor her şey gözüne batıyor insanın) Kocam sana meşgale bulmamız lazım diyor :))  Dikiş makinası aldım, kızıma elbise dikeceğim evet! :)) Bir şey daha var nazar değmesin diye yazmıyorum onu ilerleyen dönemlerde eklerim 🙂

 

 

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın