iç dökme yazısı

Az önce blogumu biraz okudum da hüzünlendim. İstanbul’a geleli 4 yıl oluyor bu 4 yılda  hızlandırılmış şekilde o kadar çok şey yaşadım ki ben de dönüp baktığımda şaşırıyorum. Devletşah’ın bir videosunda gördüm minnet günlüğü tutmaya başlamış. Ben kendi adıma her gün o kadar çok şükredecek şeyim olduğunu ancak ettiğim şükrün bana bile yetmediği konusunda hayıflanan biriyim. Minnet günlüğü benim de işime yarayabilir deneyeceğim. Rabbim şükrümüzü arttırsın inşallah.

Bugünlerde zihnim karışık. Zorlandığım meseleler oluyor. Şaşırıp kaldığım, samimiyetsiz bulduğum, çarpık insan ilişkilerini idare etme konusunda sıkıntılarım var. Kadınların kadınlara ettiği buğuzdan sıkılmış vaziyetteyim. 14 yıl aktif olarak çalışmış bir insan olarak ağırlıklı diyalog içerisinde olduğum cinsiyet profili erkeklerdi. Kadınların entrikalarına, dengesizliklerine, boş boş konuşmalarına, arkadan konuşmalarına, burun kıvırmalarına alışık değildim. Açıkçası öyle insanlarla da işim yok. Direk koyuyorum mesafeyi. Önümde işim olsun yorulayım üzüleyim ama insan ilişkileriyle özellikle de aile meseleleriyle sınama beni Allah’ım. Ne kadar zormuş.

Şu önüne gelen insanın bebekli annelere laf atması bitmeyecek mi? Bir tek siz mi biliyorsunuz? Buradan yazdığıma bakmayın pek tersleyemiyorum insanları. Pazarda, markette, yolda, otobüste nerede görseler mutlaka bi lafları hazır. Ağırlıklı kadınlar ve yaşlılardan geliyor genelde. Ben kimsenin bebeğine karışmış bir insan değilimdir. En fazla tebessüm eder severim karşıdan.  ilk zamanlar sorun bende sanıyordum acemiliğime verip onların cümlelerine bakakalıp hatamı arıyor ama bulamıyordum. Şimdi görüyorum ki tüm taze anneler aynı şeyden şikayetçi. Yok üşüyor, yok terliyor, yok telefonla konuşma, pazara niye getirdin yazık o bebeğe, orada rahatsız gibi?? he ben anasıyken anlamadım sen orda kasada(kasiyer) 2 dk gördün anladın hemen bravo. Bizi annelerimiz sanki sırtında taşımadı ferace içinde. Terslemek işe yarar mı bilmiyorum ama sanmıyorum ben zaten çok becerebilen biri değilim hoş gelmiyor ama o kadar hak ediyorlar ki.. Çok doluyum :))

Zeynep’e diş buğdayı yaptık arkadaşlarımla. Biraz planlı programlı çalışınca üstesinden geldim hamdolsun. Baya yorucuydu ama içime çok sindi. Programı maalesef herkese uyarlayamıyorsunuz kimisi h.sonu müsait kimisi h.içi müsait.. Gelebilen geldi bana da yetti.. Kızıma güzel bir anı oldu. Zeynep’i cânım Kübra hazırladı. Çok tatlı oldu güzel kızım. Böyle mürüvvetini görmüş gibi hüzünlendim o gün 😀  Bir seyin abartılı olmasından çok sıkılıyorum(tütü etekler, abartılı kafam kadar taçlar)  zarafet ve sadeliği çok seviyorum. Kızımı da o şekilde giydirdim çok sevdim. Ayrı bir diş buğdayı postu açmak lazım sanırım 🙂

İşime karışılmasından çok rahatsızım. İş hayatımda bunu zaten çok yaşadım. Buna evimde asla katlanamıyorum belki işim yüzünden oldu bilemiyorum ama evimde kontrolün elimde olmasını seviyorum ki doğru olan da bu değil mi? Öyle bir an geliyor ki sanki sorun bende? Samimiyet farklı bir şey dayatma farklı bir şey. Onu ayırt edebilecek yetişkinliğe sahip herkes aslında ama…

Yalnızlığı, sükuneti seviyorum. Bir de ailemi özledim nokta.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın